HALİL İBRAHİM's profileHALİL İBRAHİM SOYÇİÇEKPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    January 05

    ben buyum...

       

    PICT0569                                                                       PICT0577

                                                              PICT0332                                                     PICT0616                                                                PICT0273

     

     

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

     

    gecekusu_samsun@hotmail.com

     

     

     

     

    January 04

    .

    güzel kız...

     
     
     
     
    img102/4775/0asistw2.gif 
     
     
     
    rose,flower
     
     
       
    music player
    I made this music player at MyFlashFetish.com.
     

    içimdeki isyanın eseri bu şiirler...

     
     

    YAKTIN BENİ

     

    Yağmurlar yağıyor sensiz gecelerime

    Yokluğun düşüyor her mısrada hecelerime

    Sensizliğe ağlıyorum için için

    Göz yaşlarımı gamzelerimden akan

    Yağmur tanelerine bağlıyorum

    Kor alevlerde yüreğimi dağlıyorum

    Evet ağlıyorum,

    Sensiz geçen gecelerin sabahında

    Hıçkıra hıçkıra,

    Yağan yağmurda sırılsıklam

    Sana ağlıyorum, sana

    Seni tanıdığımda başlamıştım ağlamaya

    Ağlıyordum sana olan sevgimden

    Ağlıyorum sensizliğe

    Ve yine ağlıyorum sebepsizce bir nedenden

    Kim bilir beklide kederimden

    Söyle şimdi sensiz ne ederim ben

    Ne bir şemsiye tutanım var

    Nede kanatları altına alanım

    Yok ki yanımda olanım

    Sen yanımda olsan ıslanmazdım

    Korur kollardın beni

    Sen yanımda olsan ağlamazdım

    Sarılır öpüp koklardın beni

    Haberin var mı bilmiyorum ama

    Islanıyorum, ağlıyorum, üşüyorum

    Sensiz bir boşluğa düşüyorum

    Biliyorum ki benden çok uzaklardasın

    Bana kurmuş olduğun tuzaklardasın

    Dikkatlice bak bana ne haldeyim

    Terk edip gittiğin mahaldeyim

    Kullanıp attığın, sırılsıklam yaktığın

    Diri diri ateşe attığın yerdeyim

    Peki ya sen, söyle sen neredesin…

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    …..26 / EKİM / 2008…...

                                                                             …….  CUMARTESİ…….…

     

     

    DÖNME DİYE

     

    Ben hayatı sana bağlamışken

    Seni bana bağlayamayan şu kahpe hayat

    Ne ister ki benden

    Nedeni sen olmasan da

    Aşkta kusur var hep benden

    Sen seversin iyi hoştur

    Karşılığı vardır ama boştur

    Nedense hep var bir engel

    Hayat sanki bana bir çengel

    Takılıp düşerim

    Sen tutarsın yine elimden

    Zaten şüphemde yok ki

    Ne senden ne sevginden

    Sorunda buya

    Hiçbir sebebi ve nedeni olmayan

    Bir türlü yerini

    Hak ettiği değeri bulmayan

    Bu sevgi bu sevgili niye

    Ya ben hayatı kavrayamıyorum

    Yada tam aksine

    Hayat beni kavrayamıyor

    Sana ve kendime dair her ne varsa

    Çektirdiğim bu azap niye

    Ya adam gibi seversin

    Ki sözüm sana değil

    Yada çekip gidersin

    Ardına bile bakmazsın

    Bakamazsın çünkü yüreğin sızlar

    Ardında gözü yaşlı görmeyesin

    Görüpte bir daha dönmeyesin

    Diye bütün bunlar…

     
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    …..07 / TEMMUZ / 2008…...

                                                                                                                                                                                              …….  PAZARTESİ…..… 

    HANGİSİ DAHA ZOR ?

     

    Seni sevmek mi zor

    Seni seviyorum demek mi

    Seni görmek mi zor

    Yoksa sana görünebilmek mi

    Sesini duymak mı zor

    Sana sesimi duyurabilmek mi

    Gönlünü almak mı zor

    Yoksa sana gönül vermek mi

    Elini tutabilmek mi zor

    Tutupta bırakabilmek mi

    Seni akılda tutabilmek mi zor

    Yoksa unutabilmek mi

    Hayatı baştan yazmak mı zor

    Bir kalemde silmek mi

    Seni özlemek mi zor

    Yoksa yolunu gözlemek mi

    Senle beraber olmak mı zor

    Yapayalnız kalmak mı

    Hayatı paylaşmak mı zor

    Yoksa tek başına yaşamak mı

    Sence bu yazdıklarım mı zor

    Daha yazamadıklarım mı

    Yaşadıklarım mı zor

    Daha yaşayamadıklarım mı

    Devam edeyim mi sen söyle hadi

    Hangisi daha zor…

     HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    …..28 / HAZİRAN / 2008…...

                                                                                                                                                                                              …….  CUMARTESİ…..…

     

     
     

    SADECE SENİ

    Çok şeyden vazgeçtiğim şu hayatta

    Bir senden vazgeçemedim

    Nedendir bilmiyorum ama

    Gönül köprüsünden bir türlü geçemedim

    Unutamadım ben seni

    Silip atamadım içimden

    Gözlerimi kapattığımda bile

    Sen geldin gözlerimin önüne

    Hayalinle avuttum kendimi

    Alışamadım yokluğuna

    Sensizlik bana zor geldi

    Öyle zamanlar olduki

    Bedenim bana dar geldi

    Ben seni özledim birtanem

    Gülüşünü, sesini özledim

    Bana kızdığında çattığın kaşlarını

    Sevgi dolu bakan gözlerini özledim

    Ben seni özledim birtanem

    Şimdi yanında olmak istiyorum

    Ve sana delice sarılmak

    Gözlerinin içine bakıp

    Yüreğinde kaybolmak istiyorum

    Ben seni istiyorum birtanem

    SADECE SENİ...

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    …..14 / HAZİRAN / 2008…...

                                                                                                                                                                                              …….  CUMARTESİ…..…

     

    SESİME KULAK VER

     

    Bir yarim var uzak diyarlarda

    Sevdalı gözleri ıslak

    Özlem dolu sözleri acı

    Sen benim için bir baş tacı

    Gel gör ki akılsız gönlüm

     Sevda nedir farkında değil

    Senin gibi yürekten sevmek

    Her kızın harcı değil

    Kimse beni senin gibi sevmedi

    Bana böyle değer vermedi

    Benim gönlümse sevmeyi bilmedi

    Yüreğindeki aşkı cevheri hiç görmedi

    Şimdi ben ağlıyorum ardın sıra

    Gözlerim nemli uzaklara dalıyorum

    Kendimi yerden yere çalıyorum

    Kaybettiğim baş tacımı

    O sevdalı gözleri arıyorum

    Seni unutmamak için değil

    Her an hatırlamak için

    Sadece aklıma yüreğime değil

    Bedenime işledim satır satır

    Kelime kelime  harf harf

    Ben gönlümü sana adadım

    Her şeyiyle senin bu beden

    Gel kurtar beni bu karanlıktan

    Hapsettiğin bu yalnızlıktan

    Şimdi çok pişmanım kaybettiklerime

    Bilki ya cahillik ya aptallıktan

    Seviyorum seni duy sesimi

    Her neredeysen aç gözlerini

    Sesime kulak ver bana bir cevap

    Gözlerimin içine bakarak söyle hadi

    “SENİ SEVİYORUM” de…

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    ….….31 / MAYIS / 2008……..

                                                                                                                                                                                              …….  CUMARTESİ…..…

    January 03

    içimdeki isyanın eseri bu şiirler...

     

    KIR ÇİÇEĞİM

     

     

    İçimde yanan kor bir alev

    Hayallerimde ki serin sular gibisin

    Göz yaşların yağmur taneleri kadar saf

    Anlam kattığı kelimeler kadar acı

     

    Sen bir kır çiçeği kadar narinsin

    Kelimeler anlatmaya yetmiyor

    Sana olan hayranlığım hiç bitmiyor

    Aklıma düştüğün o an hayat duruyor

    Gözlerimden hayalin hiç gitmiyor

     

    Sen benim sevdiğim yarim

    Kara sevdam, bitanemsin

    Hayata tutunduğum dalım

    Nefes aldığım bu bedende

    Canımsın, her şeyimsin benim

     

    Her satır her mısrada sen varsın

    Sen ne güzel bir yarsın

    Varlığın hep benimle

    Yokluğunu hiç düşünmedim bile

     

    Henüz aklımı yitirmedim

    Öyle günler oldu ki

    Sensizliği aklıma bile getirmedim

    Güzelliğini anlatmakla bitiremedim

     

    Sen benim kır çiçeğim

    Hayatımdaki tek gerçeğimsin

    Seni seviyorum çünkü sen bitanemsin…

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    ……..23 / MAYIS / 2008……..

                                                                                                                                                                                             CUMA

     

     

     

    TERKEDİP GİTTİN BENİ

     

    Gönlüm uzaklara dalıyor

    Belikli terk edip gitmişsin

    Bıraktığın izler kalmış bende

    Bakmaya doyamadığım gözler

    Kulaklarımda çınlayan

    O tatlı sözler kaldı sende

    Bir hayatı kararttın farkında değilsin

    Sevgimin kıymetini bilemedin

    Bir zerresine bile layık değilsin

    O güzel gözler büyülüymüş

    Tatlı sözler zehirliymiş bilemedim

    Bak sana yazıyorum hala

    Bir kalemde silemedim

    Yüreğimde sancısı kalmış

    Damarlarımda kan yerine zehir

    Duygularım sel olmuş

    Gözyaşlarım akıp gidiyor bir nehir

    Sessizlik kaplamış dört bir yanımı

    Çığlıklarım duyulmuyor

    Sensiz boğuyor beni bu şehir

    Karanlık dünyamın ışığıydın

    Zindanlara gömdün beni

    Senle aşkın baharını yaşadım

    Yalnızlığın ateşine attın beni

    Kim bilir belki beni çoktan unuttun

    Bense kendimi yalnızlıkla avuttum

    Sahilde oturuyorum saatlerce

    Denize bakıyorum ve dalgalara

    Sırf gözlerine benziyor diye

    Senden bana kalan sadece

    Derin birkaç iz hediye

    Bir elveda bile demedin

    Terk edip gittin ne diye…

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    …….17 / MAYIS / 2008….….

                                                                                                                                                                                                        CUMARTESİ

    BEKLE BENİ ANNE

     

    Uzun gecelerin sabahı olmuyor

    Sensiz güneş doğmuyor anne

    Bana bu askerlik değil

    Sensizlik ağır geliyor anne

    Gurbet dedikleri yaman

    Ayrılık mı aman aman

    Burada zehir gibi zaman

    Hafif hafif sinsice işler içine

    Yüreğini parçalar yetmez

    Gözlerimin önünden hiç gitmez

    Anne sevgisi bu bitmez

    Gözlerin dalar uzaklara

    Tartibin dürter seni

    Daldın gittin yine der

    Ayılırsın kendine gelir

    Derin bi of çekersin

    Hiç sorma be tertip

    Evimi arkadaşlarımı özledim

    Ama en çok neyi biliyon mu

    Annemi özledim be tertip

    Annemi dersin annemi

    Bak yine gözlerim doldu

    Adını bile anmak bana dokunuyor

    Yokluğun aklıma geliyor

    Bana bu askerlik değil

    Bana bu sensizlik ağır geliyor

    Bir köşede ağlamak istiyorum

    Çocuklar gibi hıçkırarak

    Elbet bitecek uzun geceler

    Gün gelecek sabah olacak

    Bekle beni anne

    Bize de güneş doğacak…

    03/05/2008

    cumartesi 

     

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    …………..Kendi eseri..…………

     

     
     

    "karanlık geceleri"

     

    karanlık gecelerde yapayanlız

    terkedilmiş bir bedendeyim

    öyle bir duygu ki bu

    ben sanki sendeyim

    ruhumu aşk için azad

    bedenimi senin için harab etmişim

    yetmemiş

    bu terk ediliş hiç bitmemiş

    isyan bayrağını çekmiş kanlı eılleri

    amacına ulaşmış kötü emelleri

    kor alevlere itmiş

    gözü görmemiş bu deli yüreği

    garibanın sevgisi zengin olur

    ufukları ise engin

    sınır tanımaz karadır gözleri

    yüreğinde saklıdır sevginin sözleri

    inciltmez sıcaktır elleri

    ne yazıkki yok olmaya yüz tutmuş

    kimse görmemiş o gözleri

    hiç bitmemiş karanlık geceleri

    benim gibi yapayanlız kalmış niceleri

    işte bu yüzden yalnız

    işte bu yüzden karanlık geceleri...

    30/01/2008

    çarşamba

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

     

     

    "untmak mümkün mü?"

     

    gençliğimin en güzel yıllarıydı

    bir sokak lambasının ışığında

    öğrenci evinde geçen günler

    neler yoktu ki neler

    kankiler bacanaklar ammolar

    kimler yoktu ki kimler

    biz kalabalık bir aileydik

    sayılacak kadar az değildik

    güldük eylendik demlendik

    seyre daldık hüzünlendik

    bazende sinirlendik ama

    aynı sofrada beraber

    aynı ekmeği aynı yemeği yerdik

    doyunca da üstüne yak bi sigara

    ver bi ateş derdik

    öyle günlerde olduki aç gezerdik

    hiç unutmuyorum ki bir ay

    sabah patates akşam patates

    sonra yine mi patates der

    halimize güler isyan ederdik

    ne günlerdi o günler

    unutmak mümkün değil

    hayatımın en güzel günleriydi

    gençliğimin devrimiydi o günler...

    29/01/2008

    salı

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

     

     
     

    "seni seviyorum"

    "demeli"

     

    nereden başlasam bilmem ki

    nasıl tarif etsem seni

    anlatmak mümkün mü ?

    okşadığım o güzel sırma saçların

    kömür karası gözlerin mi ?

    seni en iyi ne anlatır

    her nefes alışımda var olan kokun

    hislerimi okşayan sıcacık tenin

    tutmaya bile çekindiğim elin

    nasıl anlatsam bilemiyorum

    hele o gülüşün yokmu

    güneş gibi içimi ısıtan

    ya kulaklarımda çınlayan sesin

    tarifi mümkün mü ?

    tarifi mümkünmü dudaklarımda izin

    nasıl anlatılır bir sevgi

    nasıl anlatılır bir sevgili

    bak gördünmü anlatamıyorum

    saçmalamaya başladım yine

    tarif edemiyorum seni

    aslında işin özü çok basitte

    gerisi tuzu biberi

    her şey iki kelime değil mi ?

    aslında fazla uzatmadan söylemeli

    kısaca ama defalarca

    "SENİ SEVİYORUM"

    ...demeli...

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri.............

     

     

     

    "sadece sen"

     

    aklımda yine "sen" vardın

    her zamanki gibi sıradan

    içinde "sen" sözcüğünün çok olduğu

    anlamını yitirmiş ve yapayanlız

    bomboş bir gün

    ne anlamlı değil mi "sen"

    evet "sen" yani varlığın

    "sen" olmayınca yanlız kalırım

    "sen" olmayınca sevemem

    düşünsene bi nasıl olur

    nasıl "sen"i seviyorum diyebilirim

    "sen" olmadan neyin anlamı olur

    neyi düşünürüm "sen"siz

    varsa yoksa "sen"

    birtek "sen" başka ne olabilir ki

    "sen"siz ben nasıl yaşarım

    nasıl hiç düşündün mü?

    bu "sen" varya

    öyle birşey ki birbil"sen"

    kimileri için yaşam

    kimileri içinse ölüm nedeni

    bazende bir cinayet sebebi

    benim içinse "SADECE SEN"

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

     

     

     

     "bilmem anlatabildim mi?"

     

    beni anlamak için sevmek yeterli

    alim olmaya gerek yok

    sözlerim çok açık ve net

    anlaşılmayan ne peki

    ya ben sevmeyi bilmiyorum

    yada gerçekten sevilmiyorum

    içim içimi yiyor

    istiyorumki birileri yada biri

    beni biraz olsun sevsin

    bende insanım

    benimde yüzüm gülsün

    çok şey istemedim

    yüreğim sevgiyle dolsun

    unutmaki sende bir kulsun

    demiyorumki yeşil gözlü siyah saçlı

    nasip kısmet işi ama

    yüreği, özü sözü bir olsun

    benimle bir yastığa baş koysun

    yani benimde aşkım

    hayat arkadaşım olsun

    bilmem anlatabildim mi???

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

     

     

     

    March 10

    içimdeki isyanın eseri bu şiirler...

    "ne diyeyim"

     

    yine sessiz bir gece

    gözlerimden dökülen yaş

    kalemimden dökülen sözcükler

    tek duyduğumsa hıçkırıklar

    sözlerin çok ağır geldi

    her aklıma geldiğinde

    beni sırtımdan bıçaklar

    seni unutmaya çalıştıkça

    her seferinde soracaklar

    farkında değil kimse

    içimdeki yaraya tuz basacaklar

    bana öyle geliyorki

    az bi aklım var

    birde hala atan bi kalbim

    başkada bişi kalmadı zaten

    ama onlarıda alacaklar benden

    ne diyeyim bilmem ki

    Allah razı olsun senden

    hiç acı çekmemiştim

    sende olmasan nasıl ağlardım

    nasıl acı çekerdim

    bana bu acıyıda tattırdınya

    ders oldu ne diyeyim

    Allah razı olsun...

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

     

    gönlümde bir "sonbahar"

    sonbahar geçeli çok oldu

    kış geldi gülüm

    bana biraz dokundu

    önce yapraklarım soldu

    gözlerimde yaş yağmur oldu döküldü

    küçücük bir yel esti

    dayanamadı bu yürek

    yapraklarım döküldü

    öyle bir acı ki sorma

    sanki kalbim söküldü

    tane tane yağdı kar

    telli duaklı kız misali

    yanakları al al olmuş

    karda açan gül misali

    zaman akıp gidiyor

    fırtınalar kopuyor yüreğimde

    alabora oluyor gönül teknem

    ben dersimi aldım

    bir anlık zevkmiş ömürlük sandım

    meğer yalancı baharmış

    anladım ki aşk seninle varmış

    alışamadım bu sensizliğe

    baharım ol gel, gel yeterki

    güneş gibi doğ üzerime

    içim ısınsın sıcaklığın hissedeyim

    sen benim yazımsın

    kış olmuş bahar, sonbahar

    ne fark eder, mevsimler mi?

    önemi yok

    sen benim alın yazımsın

    canımsın, damarlarımda kanımsın

    sen benim içimde bitmek bilmeyen

    sen benim diğer yarımsın

    şimdi söyle neylesin

    neylesin sensiz bu yar...

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

     

    kanki

     

    Nasıl bir sözcük bu kanki

    Ne demek acaba kanki

    Dostluk mu,arkadaşlık mı

    Sevgi mi,aşk mı,nefret mi

    Bence dostluk olsa gerek

    Neden dostluk peki

    Ben onu öyle tanıdım çünkü

    Canım sıkkın kanki

    Hallederiz be kanki

    Sıkma canını,üzülme sen

    Ben yanındayım senin için

    Derdin için burdayım

    İşte bu yüzden dostluk

    İşte bu yüzden kanki

    Kankilik birşeyleri paylaşmak

    Çok iyi anlaşmak

    Saf,temiz bir arkadaşlık

    Bence kanki bu demek...

     

    08.10.2005/Cumartesi

     
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........

     

    "sevgiliye mektup"

     

    gönlümü açtım gökyüzünde yıldızlara

    sırf gözlerinin parıltısına benziyor diye

    kuşlara özendim sevdanla kanatlandım

    rüyamda seni gördüm ayaklandım

    şükrettim Allah`ıma iyiki varsın diye

    içim doluydu, dertliydim, kederliydim

    boşalttım sevginle dolsun diye

    geçmişe kalem çektim

    senin için, sevdam, aşkım için

    ilelebet sürsün yüzümüz hep gülsün diye

    adını dağlara, taşlara yazdım

    seninle sonbahar, kış, yaz

    sana olan sevgim ne ki

    bu sözler yanında sivrisinek saz

    bu şiiri sana yazdım

    ben ne kadar övsemde az

    içinde sevgi besliyorsan
    sevgiliyi, yari özlüyorsan
    içini kaleme göz yaşlarını kağıda dök

    dudaklarının dediği zarfı koynuna sok

    sıcaklığını kokunu gönder bana

    beni sakın unutma !

    noktadan sonra mutlaka öp…

    “SENİ SEVİYORUM AŞKIM”

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

        

    "geri dön" 
     
    Ey sevdiğim, yarim
    bir gelsen görsen halim
    ben bitkin, çaresiz, çökmüş
    sense acımasız bir zalim
    içim dolmuş bırakta bi ağlim
    sen sevmişsin olmuş bitmiş
    geride bıraktığın o saf varya
    hayata küsüp gitmiş
    sensizliğe isyan meyhane köşesinde içmiş
    şöyle bir düşündümde
    yaşadıklarım meğerse birer hiçmiş
    anlık hevesler işte
    iki naz iki cilve ikide kırıttımı tamam
    ben ki sensizliğe dayanamam
    ah ah benim saf yüreğim
    ben isterim lakin bırakmazsın öleyim
    elimde değil işte ben aşka köleyim
    sen terk eylesende beni
    ben yine vazgeçmem severim seni
    şimdi senden tek bir dileğim
    geri dön meleğim geri dön...
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........

     

     

     

    “makul kaderim”

     

    yaşadıklarımmış meğerse kaderim

    hiç bitmek bilmiyor kederim

    bir yel eser savrulur

    günden güne ciğerim yanar kavrulur

    bilmemki bu gönül neyle avunur

    körelmiş bir kalp yıpranmış bir beden

    medet ya rap senden medet

    düşmüyor yakamdan sıkıntı dert

    ruhum sana teslim beni azad et

    isterim güzel bir dert sevsin beni

    kucaklasın, sarsın bağrına bassın beni

    öyle bir baksın ki içim yaksın

    damarlarımdan oluk oluk içime

    şu sevdalı yüreğe aksın

    söylesene bana bu genç ne yapsın

    dağlarımı delsin çöllerimi aşsın

    ne yapsın aşka değer

    saftır bilmez garibandır gülmez

    sen sanmaki sevmeyi bilmez

    korkma yalnızlıktan ölmez

    şuan hayattadır duy bak nedendir

    su misali bir damla

    yüreğine serptiği sevgidir

    yüzündeki tebessüm varya

    içten gelen sözlerin

    benim için herşeydir

    bilsen seni ne çok özlerim

    böyle benim derdim kederim

    fırsat olmaz pek bazen söylerim

    bunlar benim makul kaderim…

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........

           

     " oyuncak "

    bir şişe şarabın eisiri olmuşum

    kendimi bir boşlukta bulmuşum

    kapılmışım aşkın cilvesine, hilesine

    keyfim yok içiyorum öylesine

    teselli neylesin yüreğime

    bir avuç gözyaşı döksem

    değmez bile ölüsüne

    lan oğlum sevmek senin neyine

    üstelik bağlanmışsın körü körüne

    hiçmi düşünmedin hiçmi

    aşk tıpkı oyuncak gibidir

    görüp imrenirsin yokken ağlarsın

    oyuncağını yanından ayırmazsın

    bağlanırsın onada çok seversin

    düşünmezsin ki bir gün kırılacak

    tamir olacak, olacak ama

    bu seferde eller alacak

    işte o zaman gözlerinde yaş

    yüreğinde yara olacak

    her defasında biri gelip

    yaraya tuz olacak

    senide birgün seven olacak

    !!!ama sakın unutma!!!

    * o hep ilk olacak * 

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........

     

     "unutmamış"

    ben seni mezaramı gömdüm

    sen yanan bir ateşmiydin ki söndün

    bense yüreği görmeyen bir kördüm

    buyüzden her gece öldüm öldüm

    bazen kendi kendime güldüm

    bazende durup düşündüm

    kahroldum bir gece yarısı

    nedensiz sebepsiz ve hiç şüphesiz

    başarılı ama mutsuz oldum

    kendim ettim kendim buldum

    ve yine bir gece yarısı sessiz

    sadece ben ve kimsesiz

    kalbim atmıyor gözlerim bakmıyor

    sözlerinse artık hiç batmıyor

    küçücük bir köz kalbe

    tatlı bir söz dile yetmiyor

    sensiz geçen günlerde dert üstüne dert ekliyor

    sözlerinede ekliyor mutlaka

    neydin sen ne oldun

    yada ne olucan diyor işin sonunda

    susuyor cevap veremiyor

    süzülüyor iki damla yaş

    gözleri dolu eğik bir baş

    sanarsınızki kederli bir ayyaş

    dalga geçme ey arkadaş

    bir zamanlar severdi sevilirdi

    gülerdi öyle bi gülerdiki

    gülmekten ağlardı ağlatırdı

    gülmeyi ve gülen gözleri çok severdi

    hey gidi be ne günlerdi o günler

    akılda kalan bir kaç söz

    birde iki çift göz vardı unutulmamış

    ...unutmamış...

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........
     
     
     
    AŞK ÇİÇEĞİ
    Gönlümde ilkbahar çiçekleri
    Kalbimde aşk açıyor
    Neden kimse görmüyor
    Kimse koparmıyor o çiçeği
    Her geçen gün biraz daha
    Biraz daha soluyor aşk çiçeği
    Kurumaya yüz tutuyor
    Bir aşk istiyorum
    Gönlüme su serpsin
    Kurumasın gönül bahçesi
    Solmasın aşk kokan çiçekler
    Senin için açsın
    Senin için koksun aşk çiçeği
    Senden başka kimseler koklamasın
    Koparmasın o aşk kokan çiçeği
    Yavaş yavaş soluyorum
    İçten içe kuruyorum
    Hala o çiçeği gören olmadı
    Sonunu ise hiç kimse bilmiyor
    Belki toprak oldu savruldu
    Belkide tohum olup can buldu
    Elbet bir gün gelecek
    Aşk çiçeği yeniden doğacak
    Yeniden aşk kokacak
    Rengarenk bir aşk çiçeği olacak
    Kimbilir hangi gönüle taht kuracak
    kimbilir...kimbilir...
     
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........
     
     
     
     
    KARŞILIKSIZ AŞK
    Karşılıksız bir aşktı bu
    Neden olmuyordu ben sevdim diyemi
    Neden olmuyor neden söyleyin
    Ne yaptım ben bu dünyaya
    Ne yaptım sana,ona,buna
    Hiç kimse sevmeyecekmi beni
    Ben sevemeyecekmiyim
    Çocuklar gibi ağlıyorum
    Yağmur gibi yaş damlıyor gözlerimden
    Bir of çekiyorum rüzgar gibi derinden
    Sessiz hıçkırıklara boğuluyorum
    Seni seviyorum diye ağlamıyorum
    Neden seni sevdim diye ağlıyorum
    İnsan hiç birini sevdiği için ağlarmı
    Ben ağlıyorum karşılık bulamadığım
    Evet cevabını alamadığım sevgime
    Ben neyim he bir hiçmi
    Yoksa ciğeri beşparaetmez bir piçmi
    Kimse sevgimi ciddiye almıyor
    Beni ise hiç umursamıyor
    Sen bile;evet sen bile
    Senden nefret bile edemiyorum
    Çünkü seni karşılıksız seviyorum
    ...SENİ SEVİYORUM...
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........
     
     
     
     
    ÖZLEM DOLU
     
    Bu şiir senin için be anne...
    Yokluğun çok kötü
    Allah yokluğunu göstermesin
    İnsan özleyince uzak kalınca
    Daha iyi anlıyor senin değerini
    Günler günleri kovalıyor
    Ama yokluğun hep hissediliyor
    Sıcak bir yemek sıcak bir yatak
    Yok artık böyle şeyler
    Yok saçımı okşayan
    Yok ilk bakışta derdimi anlayan
    Yine soğuk bir sabah
    Yine aklımda sen
    Başımı her yastığa koyuşumda
    Evin içinde yaşanan her anımda
    Aklıma öyle bir geliyorsunki
    Anne seni çok özledim
    Dokunsalar ağlayacak gibiyim
    İçimden ağlamak geliyor adeta
    Soğuk geceler ıssız sabahlar
    Gurbet çok kötü çok zor
    Sensizlikse hiç sorma
    Sesin hala kulaklarımda çınlıyor
    Bana uzaktan sesleniyor sanki
    Ben evimi, kardeşimi ve babamı
    En çokta seni özledim be anne...
    Biliyorsun yollarımız ayrı artık
    Ben gurbet çocuğuyum artık
    Geleceğim için ve geleceğimiz
    Her şey ailem için
    Hep iyi bir evlat olmamı isterdin
    Ben öyleyim işte
    Senin bana öğrettiklerin
    Benim bugünki durumum
    Bunlar hep senin eserin
    SENİ SEVİYORUM ANNE...
     
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........
     
     
     
     
     
    "klasik bir yaşam öyküsü"
          
                 13 EYLÜL 1986 SAMSUNun ekmek teknesi, bitmek bilmeyen çilesi ve vahşi ilçesi ÇARŞAMBA'da dünyaya gözlerimi açmışım.Fazla hatırlamıyorum küçüklüğümü.Sanırım 3 yaşlarında iken TRABZON oradanda ARTVİN yani karadeniz çocuğuyum.İlkokul 1. sınıfıda ARTVİN-BORÇKA DEMİRCİLER KÖYÜ İLKÖĞRETİM OKULUnda okudum.Çok korkardım annem götürürdü okula beni okul neredeyse eve 1 km vardı belki daha fazla; düşünsenize bir tarafta çılgın suları ile ÇORUH diğer yanınızda ise ürpertici kayalar ve vahşi hayvanlar işte okumak buydu çok azimliydim elimden kitep düşmezdi çok başarılı bir öğrenciydim.Hiç unutmam helvayı ekmek arsında 500 liraya yediğim senenleri.Hamburger mi? O da ne! Sene 1993 SAMSUN geri çağırıyor köyünün çocuğunu evladını.Gidiyorum aklım az biraz ermiş o zamanlar ama şimdiki çocuklar öylemi şeytana pabucunu tersten giydiriyorlar adeta neyse otobüste duydum Sy. TURGUT ÖZAL vefat etmişti neredeyse herkes üzgündü bende üzülmüştüm ama çocuktum bir şey ifade etmiyordum onlar için.İçim buruk bir şekilde gelmiştik gözlerimi açtığım, toprağına dokunduğum, ilk nefesimi aldığım ve son nefesimide vermek istediğim şehre SAMSUN'a...
                 Yabancı geldi ama doğduğum yer bastığım topraktı gözlerimi açtığım yer.ÇARŞAMBAnın yeşilırmak mahallesine yerleşmiştik.Okul başlamıştı be hemen okula gitmeliydim.Okul çok yakındı evimize.Adı FATİH İLKÖĞRETİM OKULU.Kaydımı ARTVİNdeki okuldan buraya istedik ilk gün önce beni 1.sınıfa yerleştirdiler inanmamışlardı ufak tefek bişiydim.Öğretmen önüme bir hikaye koydu ve oku dedi.Ben ise çok heyecenlı idim.Okudum baya okuduktan sonra öğretmen tamam bunu 2.sınıfa yerleştirin dedi sanki yeniden sınıf geçmiş gibi sevinmiştim bir günde sınıf geçmek kolay değildi artık 2.sınıf öğrencisiydim.Yeşilırmak mahallesinde bir yıl kalmıştık koskaca bir yıl.Eskiden bir yıl bir asır gibiydi şimdi zamanın hızla akıp geçtiğinin ferkına bile varmak güç.
                  Herşey bir yana yeni bir mahalle yeni arkadaşlar hepsi çok çabuk gelişiyordu olayların.Mahallenin adı sungurlu mahallesi oldu okulun adı da ATATÜRK İLKÖĞRETİM OKULU.Mezun olduğum okuldu ve en uzun okuduğum 3.sınıftan tut ortaokula orta 3'e kadar tam 8 sene.Benim için farklıydı sürekli okul arkadaş ve öğretmen değiştirmek kolay değildi.Okul zamanları mahallede tatil oluncada köyde büyüdüm.Köyümü çok seviyordum kabuğuma sığamıyordum adeta kafesteki kuş misali özgürlüğümü bulduğum yerdi köyüm.Her fırsatta köye giderdim annem çok kızardı ben kaçardım beni köyden alıkoyamazdı kise.Neyseki artık lise zamanı gemişti karamsarlık hat safhadaydı ve karar ÇARŞAMBA TEKNİK VE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ.Ailemin kararıydı şimdi sıra bölüm seçmedeydi onuda sğolsun ki hocamız "elektronik" dedi.Bügün çok dua ediyorum hocalarıma onların eserleriydik her birinin yeri başkaydı sayılacak kişilerdendi onlar benim için MUSTAFA ÜLKER, EROL ERKEN ve ADEM CÖMERT...Emeği geçen çoktu üstümüze ama bu isimlerdi beni ve bizleri adam eden etmeye çalışan.ALLAH razı olsun hepsinden.İşte bu lise yıllarında başlıyordu sıkı bir dostluk bir kardeşlik hikayesi...
                  Bir garipti bu iki gencin hikayesi.Aslında herşey Veyselin İstanbula kaçmasıyla başlamıştı ve annemin ağzından çıkan iki çift söz "oğlum sakın böyle kişilerle arkadaşlık etme" diyordu.Nereden bilsin çok koyu bir dostluğun başlayacağını.Veyselin boy boy afişleri her yanı süslüyordu adeta.Veysel bulunmuştu ve ilk okula geldiği gün Erol hoca yanıma koymuştu onu sanki içine doğmuştu.Benim sözelim onunsa sayısalı çok iyiydi.Paslaşırdık bazende yarışırdık o benim beynim bende onun eli ayağı olmuştum birbirimizi tamamlıyorduk.Aslında çok zıttık sanki o iktidardı ben muhalefet.Her geçen gün daha yakınlaşıyorduk aslında bir bir gruptuk eleye eleye bi ikimiz kaldık gördükki bize bizden başka kimsenin faydası yoktu.Zaman içerisinde çok şeyler yaşanmıştı acı tatlı her şey ama anlatsam kitap yazarız herhalde.Artık üniversite zamanı geliyordu.İlk sene es geçtik dershane denedik ben 3 ay sonra bıraktım zaten çalışıyordum.Ertesi sene geçiş hakkını kullanalım dedim veyselin pek niyeti yoktu aslında ama onada form aldım ve onun formlarınıda ben doldurdum sonuç son gün öğleden sonra son saatler formları verdim.İkimizde yerleşemedik dedim bidaha ek kontenjan var daha ve öyle oldu ikimizde ek kontenjanla KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ ELEKTRONİK HABERLEŞME BÖLÜMÜNE yerleştik.İlk önce devlet yurdu ardından özel yurt ve herşeyin yaşandığı dilsiz bir ev.Konuşabilse dii olsa o ev neler diyecek nelere tanık oldu bir bir söyleyecek.Hayatımızın unutulmaz günleriydi o günler iyi kötü aç tok herşey öğrencilik ve gurbette yer alıyordu.Seneler geldi geçti ve biz hala beraberiz ve biz kendimize ammolar diyoruz kankiler diyoruz bacanaklar diyoruz.Hayatı iyi kötü yaşamaya devam ediyoruz...

    March 09

    .

    March 06

    .