HALİL İBRAHİM's profileHALİL İBRAHİM SOYÇİÇEKPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    March 10

    içimdeki isyanın eseri bu şiirler...

    "ne diyeyim"

     

    yine sessiz bir gece

    gözlerimden dökülen yaş

    kalemimden dökülen sözcükler

    tek duyduğumsa hıçkırıklar

    sözlerin çok ağır geldi

    her aklıma geldiğinde

    beni sırtımdan bıçaklar

    seni unutmaya çalıştıkça

    her seferinde soracaklar

    farkında değil kimse

    içimdeki yaraya tuz basacaklar

    bana öyle geliyorki

    az bi aklım var

    birde hala atan bi kalbim

    başkada bişi kalmadı zaten

    ama onlarıda alacaklar benden

    ne diyeyim bilmem ki

    Allah razı olsun senden

    hiç acı çekmemiştim

    sende olmasan nasıl ağlardım

    nasıl acı çekerdim

    bana bu acıyıda tattırdınya

    ders oldu ne diyeyim

    Allah razı olsun...

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

     

    gönlümde bir "sonbahar"

    sonbahar geçeli çok oldu

    kış geldi gülüm

    bana biraz dokundu

    önce yapraklarım soldu

    gözlerimde yaş yağmur oldu döküldü

    küçücük bir yel esti

    dayanamadı bu yürek

    yapraklarım döküldü

    öyle bir acı ki sorma

    sanki kalbim söküldü

    tane tane yağdı kar

    telli duaklı kız misali

    yanakları al al olmuş

    karda açan gül misali

    zaman akıp gidiyor

    fırtınalar kopuyor yüreğimde

    alabora oluyor gönül teknem

    ben dersimi aldım

    bir anlık zevkmiş ömürlük sandım

    meğer yalancı baharmış

    anladım ki aşk seninle varmış

    alışamadım bu sensizliğe

    baharım ol gel, gel yeterki

    güneş gibi doğ üzerime

    içim ısınsın sıcaklığın hissedeyim

    sen benim yazımsın

    kış olmuş bahar, sonbahar

    ne fark eder, mevsimler mi?

    önemi yok

    sen benim alın yazımsın

    canımsın, damarlarımda kanımsın

    sen benim içimde bitmek bilmeyen

    sen benim diğer yarımsın

    şimdi söyle neylesin

    neylesin sensiz bu yar...

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

     

    kanki

     

    Nasıl bir sözcük bu kanki

    Ne demek acaba kanki

    Dostluk mu,arkadaşlık mı

    Sevgi mi,aşk mı,nefret mi

    Bence dostluk olsa gerek

    Neden dostluk peki

    Ben onu öyle tanıdım çünkü

    Canım sıkkın kanki

    Hallederiz be kanki

    Sıkma canını,üzülme sen

    Ben yanındayım senin için

    Derdin için burdayım

    İşte bu yüzden dostluk

    İşte bu yüzden kanki

    Kankilik birşeyleri paylaşmak

    Çok iyi anlaşmak

    Saf,temiz bir arkadaşlık

    Bence kanki bu demek...

     

    08.10.2005/Cumartesi

     
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........

     

    "sevgiliye mektup"

     

    gönlümü açtım gökyüzünde yıldızlara

    sırf gözlerinin parıltısına benziyor diye

    kuşlara özendim sevdanla kanatlandım

    rüyamda seni gördüm ayaklandım

    şükrettim Allah`ıma iyiki varsın diye

    içim doluydu, dertliydim, kederliydim

    boşalttım sevginle dolsun diye

    geçmişe kalem çektim

    senin için, sevdam, aşkım için

    ilelebet sürsün yüzümüz hep gülsün diye

    adını dağlara, taşlara yazdım

    seninle sonbahar, kış, yaz

    sana olan sevgim ne ki

    bu sözler yanında sivrisinek saz

    bu şiiri sana yazdım

    ben ne kadar övsemde az

    içinde sevgi besliyorsan
    sevgiliyi, yari özlüyorsan
    içini kaleme göz yaşlarını kağıda dök

    dudaklarının dediği zarfı koynuna sok

    sıcaklığını kokunu gönder bana

    beni sakın unutma !

    noktadan sonra mutlaka öp…

    “SENİ SEVİYORUM AŞKIM”

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK

    kendi eseri..........

        

    "geri dön" 
     
    Ey sevdiğim, yarim
    bir gelsen görsen halim
    ben bitkin, çaresiz, çökmüş
    sense acımasız bir zalim
    içim dolmuş bırakta bi ağlim
    sen sevmişsin olmuş bitmiş
    geride bıraktığın o saf varya
    hayata küsüp gitmiş
    sensizliğe isyan meyhane köşesinde içmiş
    şöyle bir düşündümde
    yaşadıklarım meğerse birer hiçmiş
    anlık hevesler işte
    iki naz iki cilve ikide kırıttımı tamam
    ben ki sensizliğe dayanamam
    ah ah benim saf yüreğim
    ben isterim lakin bırakmazsın öleyim
    elimde değil işte ben aşka köleyim
    sen terk eylesende beni
    ben yine vazgeçmem severim seni
    şimdi senden tek bir dileğim
    geri dön meleğim geri dön...
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........

     

     

     

    “makul kaderim”

     

    yaşadıklarımmış meğerse kaderim

    hiç bitmek bilmiyor kederim

    bir yel eser savrulur

    günden güne ciğerim yanar kavrulur

    bilmemki bu gönül neyle avunur

    körelmiş bir kalp yıpranmış bir beden

    medet ya rap senden medet

    düşmüyor yakamdan sıkıntı dert

    ruhum sana teslim beni azad et

    isterim güzel bir dert sevsin beni

    kucaklasın, sarsın bağrına bassın beni

    öyle bir baksın ki içim yaksın

    damarlarımdan oluk oluk içime

    şu sevdalı yüreğe aksın

    söylesene bana bu genç ne yapsın

    dağlarımı delsin çöllerimi aşsın

    ne yapsın aşka değer

    saftır bilmez garibandır gülmez

    sen sanmaki sevmeyi bilmez

    korkma yalnızlıktan ölmez

    şuan hayattadır duy bak nedendir

    su misali bir damla

    yüreğine serptiği sevgidir

    yüzündeki tebessüm varya

    içten gelen sözlerin

    benim için herşeydir

    bilsen seni ne çok özlerim

    böyle benim derdim kederim

    fırsat olmaz pek bazen söylerim

    bunlar benim makul kaderim…

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........

           

     " oyuncak "

    bir şişe şarabın eisiri olmuşum

    kendimi bir boşlukta bulmuşum

    kapılmışım aşkın cilvesine, hilesine

    keyfim yok içiyorum öylesine

    teselli neylesin yüreğime

    bir avuç gözyaşı döksem

    değmez bile ölüsüne

    lan oğlum sevmek senin neyine

    üstelik bağlanmışsın körü körüne

    hiçmi düşünmedin hiçmi

    aşk tıpkı oyuncak gibidir

    görüp imrenirsin yokken ağlarsın

    oyuncağını yanından ayırmazsın

    bağlanırsın onada çok seversin

    düşünmezsin ki bir gün kırılacak

    tamir olacak, olacak ama

    bu seferde eller alacak

    işte o zaman gözlerinde yaş

    yüreğinde yara olacak

    her defasında biri gelip

    yaraya tuz olacak

    senide birgün seven olacak

    !!!ama sakın unutma!!!

    * o hep ilk olacak * 

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........

     

     "unutmamış"

    ben seni mezaramı gömdüm

    sen yanan bir ateşmiydin ki söndün

    bense yüreği görmeyen bir kördüm

    buyüzden her gece öldüm öldüm

    bazen kendi kendime güldüm

    bazende durup düşündüm

    kahroldum bir gece yarısı

    nedensiz sebepsiz ve hiç şüphesiz

    başarılı ama mutsuz oldum

    kendim ettim kendim buldum

    ve yine bir gece yarısı sessiz

    sadece ben ve kimsesiz

    kalbim atmıyor gözlerim bakmıyor

    sözlerinse artık hiç batmıyor

    küçücük bir köz kalbe

    tatlı bir söz dile yetmiyor

    sensiz geçen günlerde dert üstüne dert ekliyor

    sözlerinede ekliyor mutlaka

    neydin sen ne oldun

    yada ne olucan diyor işin sonunda

    susuyor cevap veremiyor

    süzülüyor iki damla yaş

    gözleri dolu eğik bir baş

    sanarsınızki kederli bir ayyaş

    dalga geçme ey arkadaş

    bir zamanlar severdi sevilirdi

    gülerdi öyle bi gülerdiki

    gülmekten ağlardı ağlatırdı

    gülmeyi ve gülen gözleri çok severdi

    hey gidi be ne günlerdi o günler

    akılda kalan bir kaç söz

    birde iki çift göz vardı unutulmamış

    ...unutmamış...

    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........
     
     
     
    AŞK ÇİÇEĞİ
    Gönlümde ilkbahar çiçekleri
    Kalbimde aşk açıyor
    Neden kimse görmüyor
    Kimse koparmıyor o çiçeği
    Her geçen gün biraz daha
    Biraz daha soluyor aşk çiçeği
    Kurumaya yüz tutuyor
    Bir aşk istiyorum
    Gönlüme su serpsin
    Kurumasın gönül bahçesi
    Solmasın aşk kokan çiçekler
    Senin için açsın
    Senin için koksun aşk çiçeği
    Senden başka kimseler koklamasın
    Koparmasın o aşk kokan çiçeği
    Yavaş yavaş soluyorum
    İçten içe kuruyorum
    Hala o çiçeği gören olmadı
    Sonunu ise hiç kimse bilmiyor
    Belki toprak oldu savruldu
    Belkide tohum olup can buldu
    Elbet bir gün gelecek
    Aşk çiçeği yeniden doğacak
    Yeniden aşk kokacak
    Rengarenk bir aşk çiçeği olacak
    Kimbilir hangi gönüle taht kuracak
    kimbilir...kimbilir...
     
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........
     
     
     
     
    KARŞILIKSIZ AŞK
    Karşılıksız bir aşktı bu
    Neden olmuyordu ben sevdim diyemi
    Neden olmuyor neden söyleyin
    Ne yaptım ben bu dünyaya
    Ne yaptım sana,ona,buna
    Hiç kimse sevmeyecekmi beni
    Ben sevemeyecekmiyim
    Çocuklar gibi ağlıyorum
    Yağmur gibi yaş damlıyor gözlerimden
    Bir of çekiyorum rüzgar gibi derinden
    Sessiz hıçkırıklara boğuluyorum
    Seni seviyorum diye ağlamıyorum
    Neden seni sevdim diye ağlıyorum
    İnsan hiç birini sevdiği için ağlarmı
    Ben ağlıyorum karşılık bulamadığım
    Evet cevabını alamadığım sevgime
    Ben neyim he bir hiçmi
    Yoksa ciğeri beşparaetmez bir piçmi
    Kimse sevgimi ciddiye almıyor
    Beni ise hiç umursamıyor
    Sen bile;evet sen bile
    Senden nefret bile edemiyorum
    Çünkü seni karşılıksız seviyorum
    ...SENİ SEVİYORUM...
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........
     
     
     
     
    ÖZLEM DOLU
     
    Bu şiir senin için be anne...
    Yokluğun çok kötü
    Allah yokluğunu göstermesin
    İnsan özleyince uzak kalınca
    Daha iyi anlıyor senin değerini
    Günler günleri kovalıyor
    Ama yokluğun hep hissediliyor
    Sıcak bir yemek sıcak bir yatak
    Yok artık böyle şeyler
    Yok saçımı okşayan
    Yok ilk bakışta derdimi anlayan
    Yine soğuk bir sabah
    Yine aklımda sen
    Başımı her yastığa koyuşumda
    Evin içinde yaşanan her anımda
    Aklıma öyle bir geliyorsunki
    Anne seni çok özledim
    Dokunsalar ağlayacak gibiyim
    İçimden ağlamak geliyor adeta
    Soğuk geceler ıssız sabahlar
    Gurbet çok kötü çok zor
    Sensizlikse hiç sorma
    Sesin hala kulaklarımda çınlıyor
    Bana uzaktan sesleniyor sanki
    Ben evimi, kardeşimi ve babamı
    En çokta seni özledim be anne...
    Biliyorsun yollarımız ayrı artık
    Ben gurbet çocuğuyum artık
    Geleceğim için ve geleceğimiz
    Her şey ailem için
    Hep iyi bir evlat olmamı isterdin
    Ben öyleyim işte
    Senin bana öğrettiklerin
    Benim bugünki durumum
    Bunlar hep senin eserin
    SENİ SEVİYORUM ANNE...
     
    HALİL İBRAHİM SOYÇİÇEK
    kendi eseri..........
     
     
     
     
     
    "klasik bir yaşam öyküsü"
          
                 13 EYLÜL 1986 SAMSUNun ekmek teknesi, bitmek bilmeyen çilesi ve vahşi ilçesi ÇARŞAMBA'da dünyaya gözlerimi açmışım.Fazla hatırlamıyorum küçüklüğümü.Sanırım 3 yaşlarında iken TRABZON oradanda ARTVİN yani karadeniz çocuğuyum.İlkokul 1. sınıfıda ARTVİN-BORÇKA DEMİRCİLER KÖYÜ İLKÖĞRETİM OKULUnda okudum.Çok korkardım annem götürürdü okula beni okul neredeyse eve 1 km vardı belki daha fazla; düşünsenize bir tarafta çılgın suları ile ÇORUH diğer yanınızda ise ürpertici kayalar ve vahşi hayvanlar işte okumak buydu çok azimliydim elimden kitep düşmezdi çok başarılı bir öğrenciydim.Hiç unutmam helvayı ekmek arsında 500 liraya yediğim senenleri.Hamburger mi? O da ne! Sene 1993 SAMSUN geri çağırıyor köyünün çocuğunu evladını.Gidiyorum aklım az biraz ermiş o zamanlar ama şimdiki çocuklar öylemi şeytana pabucunu tersten giydiriyorlar adeta neyse otobüste duydum Sy. TURGUT ÖZAL vefat etmişti neredeyse herkes üzgündü bende üzülmüştüm ama çocuktum bir şey ifade etmiyordum onlar için.İçim buruk bir şekilde gelmiştik gözlerimi açtığım, toprağına dokunduğum, ilk nefesimi aldığım ve son nefesimide vermek istediğim şehre SAMSUN'a...
                 Yabancı geldi ama doğduğum yer bastığım topraktı gözlerimi açtığım yer.ÇARŞAMBAnın yeşilırmak mahallesine yerleşmiştik.Okul başlamıştı be hemen okula gitmeliydim.Okul çok yakındı evimize.Adı FATİH İLKÖĞRETİM OKULU.Kaydımı ARTVİNdeki okuldan buraya istedik ilk gün önce beni 1.sınıfa yerleştirdiler inanmamışlardı ufak tefek bişiydim.Öğretmen önüme bir hikaye koydu ve oku dedi.Ben ise çok heyecenlı idim.Okudum baya okuduktan sonra öğretmen tamam bunu 2.sınıfa yerleştirin dedi sanki yeniden sınıf geçmiş gibi sevinmiştim bir günde sınıf geçmek kolay değildi artık 2.sınıf öğrencisiydim.Yeşilırmak mahallesinde bir yıl kalmıştık koskaca bir yıl.Eskiden bir yıl bir asır gibiydi şimdi zamanın hızla akıp geçtiğinin ferkına bile varmak güç.
                  Herşey bir yana yeni bir mahalle yeni arkadaşlar hepsi çok çabuk gelişiyordu olayların.Mahallenin adı sungurlu mahallesi oldu okulun adı da ATATÜRK İLKÖĞRETİM OKULU.Mezun olduğum okuldu ve en uzun okuduğum 3.sınıftan tut ortaokula orta 3'e kadar tam 8 sene.Benim için farklıydı sürekli okul arkadaş ve öğretmen değiştirmek kolay değildi.Okul zamanları mahallede tatil oluncada köyde büyüdüm.Köyümü çok seviyordum kabuğuma sığamıyordum adeta kafesteki kuş misali özgürlüğümü bulduğum yerdi köyüm.Her fırsatta köye giderdim annem çok kızardı ben kaçardım beni köyden alıkoyamazdı kise.Neyseki artık lise zamanı gemişti karamsarlık hat safhadaydı ve karar ÇARŞAMBA TEKNİK VE ENDÜSTRİ MESLEK LİSESİ.Ailemin kararıydı şimdi sıra bölüm seçmedeydi onuda sğolsun ki hocamız "elektronik" dedi.Bügün çok dua ediyorum hocalarıma onların eserleriydik her birinin yeri başkaydı sayılacak kişilerdendi onlar benim için MUSTAFA ÜLKER, EROL ERKEN ve ADEM CÖMERT...Emeği geçen çoktu üstümüze ama bu isimlerdi beni ve bizleri adam eden etmeye çalışan.ALLAH razı olsun hepsinden.İşte bu lise yıllarında başlıyordu sıkı bir dostluk bir kardeşlik hikayesi...
                  Bir garipti bu iki gencin hikayesi.Aslında herşey Veyselin İstanbula kaçmasıyla başlamıştı ve annemin ağzından çıkan iki çift söz "oğlum sakın böyle kişilerle arkadaşlık etme" diyordu.Nereden bilsin çok koyu bir dostluğun başlayacağını.Veyselin boy boy afişleri her yanı süslüyordu adeta.Veysel bulunmuştu ve ilk okula geldiği gün Erol hoca yanıma koymuştu onu sanki içine doğmuştu.Benim sözelim onunsa sayısalı çok iyiydi.Paslaşırdık bazende yarışırdık o benim beynim bende onun eli ayağı olmuştum birbirimizi tamamlıyorduk.Aslında çok zıttık sanki o iktidardı ben muhalefet.Her geçen gün daha yakınlaşıyorduk aslında bir bir gruptuk eleye eleye bi ikimiz kaldık gördükki bize bizden başka kimsenin faydası yoktu.Zaman içerisinde çok şeyler yaşanmıştı acı tatlı her şey ama anlatsam kitap yazarız herhalde.Artık üniversite zamanı geliyordu.İlk sene es geçtik dershane denedik ben 3 ay sonra bıraktım zaten çalışıyordum.Ertesi sene geçiş hakkını kullanalım dedim veyselin pek niyeti yoktu aslında ama onada form aldım ve onun formlarınıda ben doldurdum sonuç son gün öğleden sonra son saatler formları verdim.İkimizde yerleşemedik dedim bidaha ek kontenjan var daha ve öyle oldu ikimizde ek kontenjanla KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ ELEKTRONİK HABERLEŞME BÖLÜMÜNE yerleştik.İlk önce devlet yurdu ardından özel yurt ve herşeyin yaşandığı dilsiz bir ev.Konuşabilse dii olsa o ev neler diyecek nelere tanık oldu bir bir söyleyecek.Hayatımızın unutulmaz günleriydi o günler iyi kötü aç tok herşey öğrencilik ve gurbette yer alıyordu.Seneler geldi geçti ve biz hala beraberiz ve biz kendimize ammolar diyoruz kankiler diyoruz bacanaklar diyoruz.Hayatı iyi kötü yaşamaya devam ediyoruz...

    Comments (2)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    Sept. 3
    No namewrote:
    senin icin herseyim en iyisini istiyorum canim
     
     
    SERAP
               ALTUNDAG
    May 25

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://gecekususamsun.spaces.live.com/blog/cns!EE0B416C24B58B0B!391.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None